29 Kasım 2018 günü saat 13:57’dehalen kadınların şiddet mağduru olmaması için hukuk sistemimizde var olanönlemlerin nasıl daha etkili kullanılabileceği ve keza bunlara ek ne gibiönlemler alınması gerektiği hususunda bir yazı yazmaya çalışmaktan bir insanolarak gerçekten utanıyorum.


Bu yazıyı okuyabilir ardından tümyazanları unutabilirsiniz ancak unutmamanız gereken tek şey şu sayı: 6284

2011’den önce 4320 Sayılı AileninKorunmasına İlişkin Kanun’un şiddetle mücadelede yetersiz kalması sebebi ile6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunhazırlandı ve 2012 yılında yürürlüğe girdi.

6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayanya da uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tektaraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelikşiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirleri düzenliyor. Genel kanının fizikselşiddet aslında şiddet olgusunun aslında sadece bir parçasını oluşturuyor. Bukonundaki en olumlu noktalardan biri şiddeti sadece fiziksel şiddet ile sınırlıtutmayıp; aksine şiddet aslında fiziksel şiddetten çok daha kapsamlı ve detaylıela almış olması. 6284 sayılı kanunda şiddet; fiziksel, cinsel, psikolojik veyaekonomik açıdan zarar görmenizle veya acı çekmenizle sonuçlanan veyasonuçlanması muhtemel hareketlerin tümü olarak açıklanıyor.

Bu şiddet türlerinden birine maruz kalan kimse derhal yazacağı bir dilekçe ile yerleşim yerine en yakın Adliyedeki Nöbetçi Aile (yok ise Asliye Hukuk) Mahkemesine başvurarak haleti vaziyetini anlatması ve birazdan başlıcalarını dile getireceğimiz tedbirlerden bir ya da bir kaçını talep etmesi gerekli.

Bu kanun şiddet mağduru kadınlarabirçok hak tanırken bunların en önemlileri belki de şunlar

Sığınma Hakkı

Şiddeteuğrayan kadınlar ilk anda güvenli bir yere ihtiyaç duyduklarında herhangi birşehirde barınma yeri isteyebilirler. Sığınakların adresleri ise gizli tutulurve bu bilgilere kimse ulaşamaz. Şiddet durumunda en yakın Karakola, ŞiddetÖnleme ve İzleme Merkezi’ne (KOZA), Cumhuriyet Başsavcılığına, Kaymakamlığa,Valiliğe ve Aile Mahkemeleri’ne başvurabilir ve sığınma talep edebilirsiniz.Önemli olan nokta ise ŞÖNİM, Karakol ya da Kaymakamlık/Valilik şiddet görenkadını sığınağa yerleştirmekle görevlidir ve bunun için herhangi bir mahkemeninkararı gerekmez.

Geçici Olarak Yakın Koruma

Eğer kadın,şiddete uğramış ya da uğrayacağını düşünüyor ise dışarı çıktığında, işegiderken vb. durumlarda eşlik edecek bir polisin görevlendirilmesiniisteyebilir.
Yine geçicikoruma için en yakın Karakola, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne (KOZA),Cumhuriyet Başsavcılığına, Kaymakamlığa, Valiliğe ve Aile Mahkemeleri’nebaşvurulabilir. Ayrıca Valilik ya da Kaymakamlık, savcılığa ve aile mahkemesineyönlendirmeden önce de yakın koruma atanmasına karar verebilir.

Şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması, kendisine yaklaşmasının engellenmesi

Şiddetmağduru olan veya şiddet tehlikesi ile karşı karşıya olan kadın şiddetuygulayanın eve belli bir mesafeden fazla yaklaşmaması ve bu tedbirin de 6 ayakadar geçerli olmasını talep edebilir. Bu talebi de mahkemece olumlukarşılandığı takdir de bu durumu ihlal eden kimseye zorlama hapsi uygulanır.

Tedbir Nafakası Talep Etme İmkânı

Şiddetmağduru kadınların belki de en mustarip olduğu konu ekonomik olarakbağımsızlıklarının olmaması ve bundan dolayı özgürce haklarını arayamamaları.Yine kanun bunu da düşünerek şiddet uygulayan kimsenin katlanmak zorunda olduğubir maddi hak olarak şiddet mağduru olan kimsenin tedbir nafakası talepedebileceğini düzenlemiştir.

6284 sayılı kanun kapsamında yapılacak tüm başvurular ücretiz olup bunlardan dolayı başvurucudan gider, masraf veya harç adı altında hiçbir ücret talep edilmemekte. Başvuruların ardından 2 gün içinde karar çıkmak zorunda bu yüzden bu noktada en önemli olan nokta mağdur kimsenin başvurusunun akıbetini takip etmesi olacaktır.

Bu kanun kapsamında oluşan aksaklıkların en temel nedenleri ise; personel eksikliği nedeni ile bazı tedbirlerin yerine getirilememesi,  özellikle polislerin kendince aile terapistliğine soyunarak bir takım önerilerle aile içi şiddeti önemsiz sayması, kişilerin kanuni hakları konusundaki ciddi bilgi eksiklikleri uygulamada en çok karşılaşılan aksaklıkların başında gelmektedir.

6284 sayılı kanun çok iyi niyetler ile getirilmiş ancak süreç içerisinde gelişerek değişmesi gereken ihtiyaçlar ile yeniden şekillendirilme ihtiyacı hisseden bir kurumdur ve inanıyoruz ki süreç içerisinde çok daha işlevsel bir hal alacaktır. Bu konudaki en öneli farkı da elbet ki mağdur kimselerin bilinçlenmesi ve haklarını öğrenmesinden geçecektir. Birçok kadın sivil toplum kuruluşlarının bu konularda ciddi çalışmaları bulunmaktadır. Yine mensubu olduğum Samsun Barosu ve Türkiye çapındaki nerede ise her Baro’nun şiddet mağduru kadınlara yönelik özel çalışmaları mevcuttur.

Elbet ki esas temennimiz ileri de bu yasaya bakarak gülümseyerek böyle bir yasaya sahip olma ihtiyacı hissettiğimize şaşırmak ve biraz olsun iç burukluğu ile utanç duyabilmemizdir.

Neşet Ertaş’ın çok sevdiğim bir sözü vardır, der ki “kadınlar insandır biz insanoğlu” Her kim olursak olalım nereden geldiğimizi unutmamalı ve yine aynaya her baktığımızda insanoğlu olduğumuzun farkında olmalıyız.

Bu defa saygı ve utanç ile…

Categories:

No responses yet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir