Tek Gelir Kaynağı Baskısı Altında Atılan İmza
"İmzalamazsan Çalışamazsın"
Geçimini tek bir şirketten sağlayan çalışana; işine devam edebilmesinin şartı olarak acentelik sözleşmesi, taahhütname ya da yeni çalışma koşulları imzalatılması, uygulamada sık görülen bir durumdur. Kâğıt üzerinde ortada bir "anlaşma" vardır; gerçekte ise taraflardan biri için tek seçenek, imzalamak ya da gelirsiz kalmaktır.
Hukuk Bu İmzaya Nasıl Bakar?
Sözleşme özgürlüğü, iradelerin serbestçe uyuşmasını gerektirir. Yegâne gelir kaynağını kaybetme tehdidi altında atılan imza, bu serbestliği ortadan kaldırır. Yargıtay tarafından verilen güncel kararlarda; bu koşullar altında imzalanan acentelik sözleşmelerinde tarafların gerçek bir irade uyuşması bulunmadığı, dolayısıyla geçerli bir acentelik ilişkisinin baştan itibaren kurulmadığı kabul edilmektedir. Bir başka deyişle; baskı altındaki imza, ilişkinin gerçek niteliğini değiştirmez.
Süreler Önemlidir
İrade sakatlığına dayanan haklar, kanunda öngörülen sürelere tabidir; Türk Borçlar Kanunu, korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından itibaren bir yıllık bir süre öngörür (TBK m.39). Alacak kalemlerinin her biri için ayrıca zamanaşımı süreleri işler. Bu nedenle, durumun imza aşamasında ya da hemen sonrasında hukuken değerlendirilmesi; hem sürelerin korunması hem de delillerin taze iken toplanması bakımından belirleyicidir.
Ne Yapmalı?
- İmzalamadan önce belgenin bir örneğini isteyin ve saklayın,
- Baskıyı gösteren yazışma ve tanık bilgilerini not edin,
- Boş ya da eksik doldurulmuş belgeye imza atmayın,
- İmza öncesinde — mümkün değilse en kısa sürede — hukuki bilgi alın.